






|
|
ATATÜRK DİYOR Kİ; |
|
Bizim halkımız çok temiz, çok asil
ruhlu, ilerlemeye çok kabiliyetli bir halktır. Bu halk eğer bir defa
karşısındaki kimselerin samimiyetle kendilerine hizmet ettiklerine
inanırlarsa her türlü hareketi kabule hazırdır. Aydınlarımız
içinde çok iyi düşünenler vardır. Fakat umumiyetle şu hatamız da vardır ki,
inceleme ve araştırmalarımızda zemin olarak çok kere kendi memleketimizi,
kendi tarihimizi, kendi hususiyetlerimizi ve ihtiyaçlarımızı almayız. BİZ GÜVEN HAREKETİ OLARAK,
MİLLETİMİZİ İYİ TANIYOR VE SADECE TÜRK MİLLETİNİN GÜCÜNE GÜVENİYORUZ. |
|
|
|
ATATÜRK DİYOR Kİ; |
|
Aciz ve korkak insanlar, herhangi bir
felaket karşısında milletinde hareketsiz kalmasına, çekingen bir hale
gelmesine yol açarlar. Beceriksizlik ve tereddütte, o kadar ileri giderler
ki, adeta kendi kendilerini küçük görürler. Derler ki, biz adam değiliz ve
olamayız! Kendi kendimize adam olmamıza imkân yoktur. Biz kayıtsız ve
şartsız, mevcudiyetimizi bir yabancıya bırakalım. Balkan muharebesinden sonra
milletin, bilhassa ordunun başında bulunanlar da, başka tarzda ve fakat ayni
zihniyeti takip etmişlerdir. Türkiye’yi
böyle yanlış yollarda batma ve yok olma vadisine sevk edenlerin elinden
kurtarmak lazımdır. Bunun için, bulunmuş bir hakikat vardır, ona uyacağız. O
hakikat şudur; Türkiye’nin düşünen kafalarını büsbütün yeni bir imanla
donatmak. Bütün millete taze bir
maneviyat vermek… BİZ GÜVEN HAREKETİ
OLARAK, DÜŞÜNEN KAFALARI DONATACAK VE
MİLLETE MANEVİYAT VERECEK GÜCE SAHİP OLDUĞUMUZA İNANIYORUZ. |
|