*  BU SAYFADA GÜVEN HAREKETİ MENSUPLARININ TÜRKİYE’NİN GÜNCEL KONULARINA İLİŞKİN YAZILARI BULUNMAKTADIR.
GÜVEN HAREKETİ TEMEL İLKELERİ DOĞRULTUSUNDA HAZIRLANMIŞ YAZILAR, YAZARLARIN ŞAHSİ FİKİRLERİNİ YANSITMAKTADIR.

 

*  YAZILAN YAZILAR bilgi@guvenhareketi.org adresine gönderilecektir.

 

*  YAZI FORMATI:     TARİHİ              :………………………….

                                      YAZARI             : ……………….…………

                                       YAZI BAŞLIĞI :…………………………..

                                       YAZI METNİ   : ………………………….

                                                                  ……………………………

                                                                  …………………………...

 

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

YAZI ARŞİVİ :

 

25 Nisan 2022     : Op. Dr. Turhan Çömez’in “ERMENİ GERÇEĞİ” başlıklı yazısı

25 Nisan 2022     : Prof. Dr. İbrahim Öztek’in “ERMENİ İHANETLERİ” başlıklı yazısı

24 Nisan 2022     : Dr. Tahir Tamer Kumkale’nin “TOPLANTI DAVET DUYURUSU” başlıklı yazısı

12 Nisan 2022     : Selçuk Maruflu’nun “SİYASİ HATALAR” başlıklı yazısı

 

28 Mart 2022      : Prof. Dr. İbrahim Öztek’in “BÜYÜK ORTA DOĞU PROJESİ VE GÜNEY İLLERİMİZDE DEĞİŞEN NÜFUS” başlıklı yazısı

21 Mart 2022      : Dr. Tahir Tamer Kumkale’nin “NE KADAR ÇOK OLURSA KOYUNUN SÜRÜSÜ, YETER İMİŞ ONA KASABIN BİRİSİ” başlıklı yazısı

14 Mart 2022      : Prof. Dr. İbrahim Öztek’in “14 MART TIP BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN” başlıklı yazısı

13 Mart 2022      : Selçuk Maruflu’nun “DIŞ ODAKLAR DİYE BİR HADİSE YOKTUR” başlıklı yazısı

12 Mart 2022      : Selçuk Maruflu’nun “RUSYA’NIN UKRAYNA’YI İSTİLASI” başlıklı yazısı

 

22 Şubat 2022     : Dr. Tahir Kumkale’nin “Rusya-Ukrayna savaşı” başlıklı yazısı

 

27 Ocak 2022     : Dr. Tahir Kumkale’nin “Elektrik Faturaları Soygunu” başlıklı yazısı

19 Ocak 2022     : Dr. Tahir Kumkale’nin “Ömer Göktuğ'u kaybettik. Türk Milleti'nin başı sağolsun” başlıklı yazısı

5 Nisan 2021      : İstemi Parman’ın “MONTREUX BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ” başlıklı yazısı

 

25 Aralık 2019    : Dr. Tahir Kumkale’nin “GÜVEN HAREKETİ TARİH OLUYOR....” başlıklı yazısı

 

 -----------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

KAMUOYUNA DUYURU

 

Güven Hareketi Başkanlık Divanı Üyesi Avukat Sayın Şener Yurdakul’un kaleme aldığı “ ÇÖZÜM DEMOKRASİDE ARANMALIDIR” başlıklı yazısı Güven Hareketi’nin ilkelerine uygun mesajlar içerdiğinden aynen yayınlanması uygun görülmüştür.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. (01 NİSAN 2008)

 

       Güven Hareketi Başkanlık Divanı

=============================================

ÇÖZÜM DEMOKRASİDE ARANMALIDIR

       Demirperde yıkıldıktan sonra ortaya çıkan ülkeler hiçbir demokrasi geleneği olmadan ve birikimleri olmadığı halde Avrupa Birliğine girme şansını yakalamışlardır.

       Diktatörlükle yönetilen Latin Amerika ülkeleri dahi demokratik yaşamın tüm gereklerini ve gereçlerini yaşama geçirmişlerdir.

       Demokrasiden korku, demokrasiden kuşku Türk insanının Türk siyasi kurumlarının zihinlerinden silinmelidir. Şok tedbirlerle, şok kararlarla Demokrasiyi kurmalıyız.

       Önce Demokrasiyi Liberalleştirmeliyiz.

       Çünkü demokrasi liberalleşmedikçe ekonomi liberalleşemez. Demokrasi kanalları tıkalı bulundukça temiz yönetime geçemeyiz.

       Siyaset-Bürokrasi-Mafya üçgeni, sadece sistemin kusurundan değil Demokratik bir denetimin olmayışından kaynaklanmaktadır..

       Biz siyaseti günlük politika sanıyoruz. Hükümetleri değiştirerek mevcut sorunları çözemeyeceğimizi sanıyoruz. Temel kurallarını koymamış, ana kurumlarını kurmamış bir demokraside hükümetin istikrarı sağlamasının zor olduğunu yıllar ortaya koymuştur. Oysa biz siyasi üretimi daima yaşar halde tutarsak, yeni kurulacak hükümetler eskilerden daha başarılı olurlar.

       Gerçek bir demokrasi kuramadığımız için demokrasinin araçları halkın beğenisini ve güvenini kaybetmiştir. Bunun için öncelikle oy  demokrasisinden kurtulmalıyız.

       Türk Demokrasisi, daima yeni sorunlar yaratan ve bu sorunları çözmekte zorlanan bir sistem olmaktan çıkarılmalıdır.

       Her şeyi bir başkasının üstüne yükleyerek işin içinden çıkılamaz. Özeleştiri yapmak zorundayız. Özgüveni olan özeleştiri yapar.

      Hızla kentleşmeye gidiyoruz. Fakat henüz sanayileşmemiş kentteki insanlarımıza iş bulamıyoruz ve yığılmalar ortaya çıkardığı sorunlarla gelip demokrasiyi tehdit ediyor. Demokrasiyi kimse bize vermez. Demokrasiyi biz dayatacağız.

        Türkiye “Demokrat Devleti” ortaya çıkarmalıdır. Siyasetçi demokrasiyi önce partinin içerisinde, sonra zihninde, sonra da bütün yaşamında inanarak uygulamalıdır.

        Kalkınmacı ve girişimci bir düşünceye sahip olmamıza ve çok önemli bir coğrafyada yaşamamıza rağmen, dünya bizi çağdaş bir devlet gibi görmüyor. Avrupa Birliğine bile almakta zorlanıyorlar.

       Çağdaş devlet; insanlara haklarını ve özgürlüklerini veren, ülkesinin demokrasisini değişmez kurallara bağlayan ve bunları tümüyle uygulayan bir devlettir. Eğer biz böyle bir devleti ortaya çıkaramıyorsak siyasi partilerin, parlamento binasının, hükümetin, diğer kurumların varlığı biçimsel olmaktan öteye gidemez.

       Siyaseti,sadece milletvekili,bakan ve hükümet olmaktan öteye düşünerek, yani bir klasiği bozarak, çağdaş bir programla büyük hedeflere taşımalıyız. Küçük sorunlara takılı kalmak yerine çok önemli ülke sorunlarını çözme yoluna gitmeliyiz.

Mutlak demokrasi ortaya çıktığında dedikodular da,yolsuzluklar da, itirazlarda tedavülden kalkacaktır. Ülkede dengeler değişecektir. Bu noktaya ulaşmak zorundayız.

Biz Avrupa’nın sadece ve sadece demokratik kimliğini ve o kimliğin ona getirdiği yüksek teknolojiyi, sanayileşme sürecindeki başarısını paylaşmak istiyoruz.

       Yoksa hiçbir milli ve anevi değerlerimizden, dinimizden, dilimizden ve ulusal bütünlüğümüzden vazgeçerek değil, onları koruyarak, yücelterek, laîk bir demokrasinin şartı olarak o bilincin içinde olmak istiyoruz.

       Siyasi Parti, en az yargıç kadar, en az yargı kadar, kendisini yargılayan ve denetleyen bir güç olmalıdır.

       Siyasi Partiler bu gücü taşıyamazlarsa siyaset Türkiye’yi taşıyamaz.

       Demokrasi kimliğimizi tartışabiliriz. Ancak bir kimliğimizi asla tartışamayız. Bu da Laik Demokrat Cumhuriyetimizdir.

  

     Avukat Şener Yurdakul

                                                                               

            Aziz Türk Milleti;

İnsanlarımızı dehşete düşüren acı olayları, sevindirici gelişmeleri, mutluluk veren anıları ile bir yılı daha geride bırakıyoruz.

Gelecek umudumuzu muhafaza ederek huzur içinde yeni bir yıla girmenin coşkusunu yaşıyoruz.

Türk milleti binlerce yıllık tarihi geçmişinden aldığı güçle 2008’den çok şeyler bekliyor. Geleceğini görmek ve yarınlarının aydınlık olacağına inanmak, Atatürk ilke ve İnkilaplarınının ışığında yaşamak istiyor.

 

Türk milleti; adaletin adil dağıtıldığı, evlerine ekmek götürebilecek işlerinin olduğu, devamlı huzur ve refah ortamının sağlandığı, can ve mal güvenliği bakımından hiç bir endişesinin kalmadığı, bölgede ve dünyada sözü geçen, milli davalarını sahiplenmiş, kendi imkan ve kabiliyetlerine ve milli kaynaklarına dayanarak başını dik tutabilen, sorunlarına kendisi çare üretebilen, borçsuz, bağımsız ve bağlantısız tam bağımsız Türkiye özlemini bu defa da yeni yıla bıraktı.

Güven Hareketi; halkımızın umutları doğrultusunda kamuoyunu bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarına devam etmektedir. Güven Hareketi mensupları olarak, 2008 yılında da bugüne kadar sergilediğimiz hizmet aşkımız, vatan ve millet sevgisi ve başarma azim ve irademize dayanarak milletimizle birlikte ülkemizi layık olduğu çağdaş düzeye taşıyacağız. Bu zorlu yolculukta rehberimiz Atatürkçü Düşünce sistemi olacaktır.

Bu düşünceler ışığında 2008’in; milletimizin umutlarının arttığı ve beklentilerinin gerçekleştiği bir yıl olmasını, milletimize ve devletimize hayırlar getirmesini, sağlık ve mutluluk ve başarılarla dolu olmasını diliyoruz.

 

           Güven Hareketi Başkanlık Divanı

 

G Ü V E N  H A R E K E T İ

K A M U O Y U N A   D U Y U R U

        21 Ekim 2007 gecesi Hakkari-Dağlıca’da PPK terör örgütünün askerlerimize yaptığı menfur saldırı ile doruğa ulaşan terör katliamını şiddetle kınıyoruz. Asil milletimize başsağlığı diliyoruz.

         Terör örgütüne açıkça destek veren Barzani ve Talabani ikilisinin ABD’nin ağzından yaptığı sorumsuz beyanları milletimiz hak etmemiştir.

PKK saldırılarının AKP hükümetinin tavizkâr ve başkalarından icâzet bekleyen tutumundan kaynaklandığını biliyor ve hükümeti artık konuşma değil, eylem zamanı olduğu konusunda uyarıyoruz.

Türk milletinin teröre karşı yekvücut halinde şahlanışının terörü açıkça destekleyen ülkelere en son ciddi uyarı olmasını istiyoruz..

Teröre karşı milli dayanışma içinde bulunan milletimizin bu insanlık dışı vahşetin önlenmesinde alacağı her türlü aktif tedbirde AKP hükümetinin destekçisi olacağına şüphe yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti arkasında kim olursa ve nereden gelirse gelsin milli benliğine, birlik ve beraberliğine, üniter yapısına karşı gerçekleştirilen her türlü saldırıyı defedecek güçtedir. Bu güç mutlaka gösterilmelidir.

Bütün milli güç unsurlarımızın acilen seferber edilerek en kısa sürede terörü yapan ve yaptıranların akıttıkları kanda boğulacaklarına inancımızın tamdır..

Kamuoyuna saygıyla duyurulur..

 

                                                       Güven Hareketi Başkanlık Divanı