2. 22 Şubat 2022 : Dr. Tahir Kumkale’nin “Rusya-Ukrayna savaşı” Başlıklı Yazısı
Güncel Duyurular
RUSYA-UKRAYNA
ANLAŞMAZLIĞI DÜNYA SAVAŞINA DÖNER Mİ?
--------------------------------------------------------------------------------------------

Önce cevabı vereyim. Ben
ufukta savaş görmüyorum. Nokta..
1991’de önce Varşova
Paktının bilahare Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin dağılması ile çöken
komünist ideoloji sonucunda SSCB içinden biri Rusya Federasyonu olmak üzere 15
Bağımsız devlet çıkmıştır. 150 Milyon nüfus ve kızılordunun yarısından fazlası
ayrılan cumhuriyetlerde kalmıştır. Toprakların ve nüfusun büyük kısmını temsil
eden Rusya Federasyonu ise kapitalist sistemim tüm küresel organları tarafından
kredi oyunları ile kontrol altına alınmıştır. 1999 yılına kadar her alanda
geriye giden ve ekonomik alanda tam bir çöküş içine giren Rusya 1999 yılında
Vladimir Putin’in başa geçmesi ile her alanda toparlanma yoluna girmiştir.
Dirayetli bir liderlik örneği gösteren Putin Rusya’yı kısa sürede uluslararası
alanda saygın ve sözü geçen bir ülke haline getirmiştir. Hatta Suriye'de
kazandığı başarılarla Çar Deli Petro'nun tarihi “sıcak denizlere inme” hedefini
de ele geçirmiştir.
Günümüze dönelim. 21
Şubat 2022 gecesi Vladimir PUTİN tarihi bir konuşma yaptı ve Rusya’nın Ukrayna
topraklarında istiklalini ilan eden iki bölgenin bağımsızlığını tanıdığını ilan
etti. Açıklamadan hemen sonra Rus ordusunun bu iki bağımsız ülkeye Barış Gücü
olarak girdiği haberleri paylaşıldı.
Batılı kaynaklar Rusyayı
işgalci ve savaş yanlısı olduğunu ilan etmek için birbiri ile yarıştılar. Oysa
meselenin aslı öyle değildi. Rusya doğal coğrafyasının ve jeopolitik
teorilerinin topraklarını savunmak için ülkesine sağladığı avantajları
kullanıyordu. Gerçek şu ki; daha otuz yıl öncesine kadar MONTRÖ Antlaşmasının
sağladığı güvence ile Karadeniz'de tam hakimiyeti olan Rusya bugün NATO üyesi
olan Bulgaristan ve Romanya yanında NATO’ya katılmak için talepte bulunan
Gürcistan ve Ukrayna ile çepeçevre kuşatılmak istenmektedir. Kenar Kuşak
Teorisinin sonuçlarını iyi değerlendiren Rusya Lideri Putin başlattığı operasyon
ile ön alarak Batıyı savaş alanına değil, barış masasına doğru zorlamaktadır.
Kanaatimce hareketin
zamanlaması iyi seçilmiştir. Rusyayı düşman olarak değerlendiren Avrupa ülkeleri
aslında büyük ölçüde Rusya'nın enerji kaynaklarına muhtaç durumdadır. Muhtemel
bir savaşın galibi olmayacak ama kaybedeni çok olacaktır. Sıcak savaş tarafların
halklarını çok ağır şekilde etkileyecektir.
Dolayısı ile savaş
değil, barış daha yakındır.
Türkiye’nin elinde savaş
olsun veya olmasın her iki durumda da kullanabileceği MONTRÖ Antlaşması
bulunmaktadır. Türkiye gücünü bilmeli ve sağduyu ile hareket etmeli, taraflardan
birine değil, her iki tarafa da eşit uzaklıkta olduğunu akıllıca uygulayacağı
politikalar ile göstermelidir.
Sonuç olarak iki yıldır
PANDEMİ dönemi ile her alanda güç kaybeden ve kamu oyları yeterince sıkıntı
çeken devletlerin yöneticilerini sağ duyu ve aklı- selime davet ediyorum.
Bölge ve dünya insanlığı bir Üçüncü Dünya Savaşını kaldıracak durumda değildir.
Dr. Tahir Tamer Kumkale
22 Şubat 2022